Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya °C
Turunc Fly Wuppertal 42107, Gathe 45 0202/444765 - 017670572930 Turuncfly@web.de

İPİ BAŞKASININ ELİNDE OLMAK VEYA YOZLAŞMA

02.04.2016
1.297
A+
A-

SUAVİ SAYINBu deyim genellikle; hatta tamamen başkası tarafından yönetilmek durumunda olan dört ayaklılar için kullanılır. Mecazi anlamda da kendini yönetemeyen insan ve toplumlar için de kullanılır. Temel yapısı ve değerleri açısından yoz insan ve yoz toplumların genellikle ipi başkalarının elindedir.

Yozlaşma kelime anlamı ile bozulma, özünü, özelliklerini kaybetme anlamına gelir. Toplumun sahip olduğu değerler açısından yozlaşması ayni şeylere inanan insan sayısının fazlalaşması yerine, ayni insanların inandıkları değer sayısının artmasıdır. Bir başka deyişle doğru sayısının fazlalaşmasıdır. Toplum düzeni, güçlenmiş ve çoğulcu kolonlar üzerine kurulacakken, zayıf filizler üstüne inşa edilerek toplumun geleceği tehlikeye atılır.
Ahlak, din, vatanseverlik, toprak, bayrak gibi kavramlar biri diğerini çürütecek parçalara bölünür, küçülür, parçalanır bir süre sonra başa dönmek istediğinizde başlangıç noktasını, çıkış noktasını bulamaz, ortak sandığınız değerler çeşitlemesinde kaybolursunuz.
Ülkemizde bu manzaranın oluşmasına yardım eden, böyle bir tablonun oluşmasından fayda uman sayısız iç ve dış düşmanlarımız var.  Vatanseverliği kendi malı sanıp buna bilmeden katkı veren insan sayısı da az değil.

Batı hiçbir zaman bizimle mertçe savaşmamıştır. “Bizans oyunu” ifadesi boşuna söylenmemiştir. Daha çok; İngiltere, Fransa, İtalya, Avusturya neredeyse 900 senedir elinde bir demet iple toplumumuzun içinde buna uygun boyunlar ve başlar aramıştır. En başta da medya farklı çıkar ve maksatla gönüllü olarak bu ipi boynuna geçiren ilk unsurdur. Eskiden “Satılmış” olarak adlandırılan bu yayın organları ile buralarda yazanların benzerleri ve örnekleri hala mevcut.  Mevcut ama hiç olmazsa düşman belli.

Sorun:  Facebook. Eline bir fırça alıyorsun, sağında solunda kapağı açık bir sürü boya kutusu istediğin kişiyi, istediğin düşünceyi, istediğin grubu hangi renge boyayabiliyorsan salla fırçayı. Soran yok, itiraz eden yok, itiraz etsen dikkate alan yok. Toplumları “İletişim özgürlüğü, insan hakları” gibi hassas enstrümanlar kullanarak yozlaştırıp, parçalıyorlar. Video işleme, resim işleme özellikleri olan programları kullanarak ses ve görüntüyü istedikleri hale sokup uydurmaca kurgularla toplumu bölüp birbirine düşman ediyorlar. Çünkü Facebook denilen bu illette “Hak” diye bir kavram olmadığı gibi olanın da sınırı yok.
Bunlardan daha kötüsü doğru olup olmadığı belli olmayan bu gönderilere “Beğen-Paylaş” yaparak şehir suyuna karıştırılan zehir gibi toplum içine yoğun bir biçimde dağılmasını sağlayan cahil ve yanlı kullanıcılar.
Akıllı, dürüst, sağduyulu ve kültürlü insan okuyup gördüğü şeyi bilinçsizce toplum içine yaymadan  “Bu gönderi yalan veya düzmece olabilir mi” süzgecinden geçirmelidir. Hemen ona sahip çıkarak beğen yapmak, paylaşmak ve destekleyici yorumlar yapmak toplumun yozlaşmasında sizi baş aktör yapar. Bu sorumluluğu taşıyacak kadar haklı mısınız?  Elinizde bu saçmalıklardan başka ne var?

Bir tarafı destekleyerek söylemiyorum. Hangi taraf ve düşünceden olursanız olun. Toplumu ilgilendiren bir konuyu etiketinde yazdığı kadarını esas alarak değerlendirmek, genelleme yapmak cahil ve kültürsüz, bilgisiz insanların davranışıdır. Alt yapıda bir şey yoksa hep söylenenlere inanmak, gördüklerinize kanmak zorundasınız. Bez dokumanın etiketine “İpekli” yazılmışsa ve siz de buna kanıyorsanız, işte “Bizans oyunu”nun aradığı insan tipisiniz. Size ilk oyunda rol verilecektir.
İnsan özgür iradesi, bilgisi, deneyimleri, birikimleri, sağduyusu ile  “Hayır bu doğru olamaz” diyebilmelidir.
Yoksa ipimiz hep başkasının elinde olur.

 

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.