Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya °C
Turunc Fly Wuppertal 42107, Gathe 45 0202/444765 - 017670572930 Turuncfly@web.de

DÜDÜK

29.05.2016
747
A+
A-

Ünlü bilim adamı B.Franklin daha çocukken okula gidip geldiği yolun üstünde bulunan bir dükkânın vitrini önünde durup dakikalarca vitrindeki bir nesneyi seyredermiş. Bu nesne zincire bağlı bir düdüktür. Düdüğün üzerinde yazılı fiyat Franklin’e göre satın alabileceğinden çok yüksektir. Franklin bu düdüğe sahip olma konusunda o kadar isteklidir ki sonunda onu satın almak için para biriktirmeye karar verir.
Artık vitrindeki düdüğü kendi malı gibi görmekte ve gidip gelirken vitrinin önünde onu seyredip hayaller kurmaktadır. Kim bilir o zinciri boynuna taktığında nasıl görünecektir. Arkadaşlarının onu nasıl kıskanacağını ve yapacağı gösteriyi düşünmektedir. Düdük hayatının amacı haline gelmiştir.

Franklin o günden sonra kendine verilen bütün harçlıkları biriktirir. Hatta komşularının ufak tefek işlerini para ile yapmaya başlar. Günlerden bir gün parayı topladığına emin olduğunda bütün parasını cebine koyup düdüğün satıldığı dükkâna koşar. Yolda düdüğün satılmamış olması için dua etmekte, kalbi hızla çarpmaktadır. Düdüğün satılmış olma olasılığı onu kahretmekte, o heyecanla daha hızlı koşmaktadır. Dükkâna yaklaştığında gözlerini kapatarak vitrinin önüne kadar gelip de vitrinde düdüğü gördüğünde sevinçten ölecek haldedir. Dükkâna girip düdüğü satın almak istediğini söyler, dükkân sahibi vitrinden düdüğü çıkarıp Franklin’e verir. Franklin düdüğü eline alıp ağzına götürür ve içinde biriktirdiği bütün nefesi ile düdüğü öttürür. Dükkân sahibi şaşkın olup bitene bakarken Franklin cebindeki bütün parayı avuçlayıp tezgâha bırakarak düdüğü aldığı gibi dükkândan dışarı fırlar. Eve varıp ağabeyine olup biteni anlattığında ağabeyi onun biriktirdiği para miktarını tahmin ederek düdüğün aslında bu kadar değerli olmadığını, çok az bir para ile onu satın almasının mümkün olduğunu anlatır. Ona biriktirdiği para ile düdükten başka şeyler de satın alabileceğini, düdüğün bu kadar heyecanlanmayı gerektirecek bir şey olmadığını ve yaptığının doğru olmadığını söyler.

Paratonerin mucidi Benjamin Franklin yıllar sonra bütün parasını vererek satın aldığı düdükten sonra nasıl nefret ettiğini, nasıl akılsızca hareket ettiğini hatırlar ve yaptığından utanır.

Hepimizin hayatında böyle satın alınmış yüzlerce düdük vardır.

Önce düdüğün bize getireceği gösteriş üstünlüğünün hayali yüzünden onun işe yarayıp yaramayacağını, verilen paraya layık olup olmadığını düşünmeyiz. Sabanı atların önüne koşmuşuzdur. Amaç sabanı göstermektir. Yaptığı iş veya yapacağı işi düşünmeyiz. Amaçla araç yer değiştirmiştir. Evlerimize bilinçsizce aldığımız eşyaların, takımların durumu aynen buna uyar. Kullanılmadan salonların vitrinlerinde yıllarca duran çay, süt, kahve, yemek takımları, sıra sıra bardaklar, hiç işe yaramayan süs eşyaları aynen bu düdük gibidir. Alınıp da hiç kullanılmadan günün birinde bir başkasına verilen eşya miktarı bir hayli vardır.

Bir başka gerçek düdüğün gerçekten o parayı yapmayacağını, o paraya alınmayacağını biri bizi uyarıncaya kadar fark etmeyişimizdir. O eşyanın niteliğinden çok ona sahip olma arzusunun baskın zorlaması ve sahip olmanın verdiği ifrat tatminin ruhumuzda yarattığı sarhoşluk pek çok şeyi görmemizi engeller.

Ve üçüncü gerçek zor kazanılan parayı israf edişimizin ailemizde, evin para kazananında, çocuklarımıza harcamak yerine israfa sarf edişimizin haksızlığında yüklendiğimiz günahın hesabının bir gün sorulacağı sonucudur.

Özellikle Kütahya havalisinde kadınlarımızın aşırı bir düdük biriktirme merakı var.

Çalmaya zamanları olur mu işte onu Allah bilir.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.