DOLAR 5,7584
EURO 6,4165
ALTIN 282,7
BIST 97.149
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kütahya 29°C
Az Bulutlu

KÜTAHYA RAMAZANLARI

11.06.2016
1.162
A+
A-

Değerli dostlar. Ramazan Ayı tüm insanlık, İslam ve Türk dünyasına hayırlar getirsin.

Bugün sizlere bir Kütahya sevdalısı kardeşimin Kazım SAYIN’ın paylaşımını arz edeceğim. Ah eski Kütahya’mız dedirtecek güzellikte bir yazı. Buyurunuz efendim:

“Ülkemizde ve bölgemizde yaşanmakta olan olumsuz gelişmelerden gerçekten ağzımızın tadı kaçtı, moraller bozuk, Ramazan ayındayız ama hiç kimsede bir coşku ve heyecan yok…
Günümüz dünyasında arkadaşlık Sıla- i Rahim ve komşuluk ilişkileri yok denecek kadar az… Bizim yaşadığımız dönem bu konularda gerçekten lale devri imiş…
Sözü fazla uzatmadan sizinle biraz geçmişe yolculuk yapalım ve çocukluk dönemimizin (yani 50 yıl öncesinin) ramazan günlerini bir anımsayalım….

Üç ayların girmesi ile birlikte herkeste tatlı bir telaş başlar, evler temizlenir, ramazan hazırlıkları için erzak alınır, şibitler ve tepsi börekleri yapılır, yufkalar açılır, reçeller kaynatılır, baklavalar haırlanırdı.
Hoşaflık erik, üzüm ve elma kuruları da hazır hale getirilirdi… Sahurda orucun başlama saati müezzinin “sello” demesi ile başlar, ağızlar çalkalanır, oruca niyet edilirdi… Tellal ve Konak Çeşmeleri’nin önünde testisini alan sıraya girer, uzun beklemelerin ve sohbetlerin ardından suyunu dolduran evin yolunu tutardı… Pide fırınlarının önünde şakalaşmalar ve espriler eşliğinde hoş vakit geçirilirdi. Konak Çeşmesi üzerindeki Abdullah Beyin Fırını, Dört Direk Fırını, Taş Köprünün oradaki Kara Ahmet ‘in fırını ve Saray Fırını önünde uzun kuyruklar olurdu…
Herkesin nazı herkese geçerdi… Akşam saatlerinde herkes evinde heyecanla iftar vaktini bekler, kapıya gelen gariplere yemek verilir, duaları alınırdı. Hisar Kalesi’nden atılan top, Ulu Camii tarafına, Aşağı Hisar’dan atılan topta Yeni Mahalle tarafına ateşlenirdi… Top atılması ile ezan okunur, su veya zeytin ile oruçlar açılır, hafif kahvaltıdan sonra tutmaç çorbası içilirdi.
Güveç, su böreği ve yaprak sarması herkesin favori yemeği idi. Yeri gelmişken o günlerde söylenen iftar sofrasına has bir maniyi aktarmak isterim.

Ahi geldi (Tutmac Çorbası )
Vahi geldi (Güveç. ),

Ardından bir daha geldi (Pilav – Hoşaf )

Hanımların sultanı geldi (Su Böreği )

Sofranın Şahı geldi (Baklava )

Kömürcü Kara Veli üstüne baskın geldi (yaprak sarması ).
Ramazan ayının ilk cuma günü mercimek ve erişte çorbaları tercih edilir, yemek sonrası “Bitli (Susamlı) Helva, Paşa Helvası ile ağızlar tatlandırılırdı.

Sahur yemeklerinde Su Böreği, Hekmane Eriği ile yapılan hoşaf veya vişne hoşafı tercih edilirdi. Küçükler oruç tutmaya teşvik edilir, ödüllerini iftarda alırlardı. Açıkta bir şey yenilip içilmez, sigaralar gizli tüttürülürdü.

Çocukluğumuzda Kapan Çayı üzerindeki tahta köprüden Hisar’a bakar “Topçu topunu atameyyo, helvacı kızını satameyyo” diye maniler söyler, topun atılması ile evlere koşardık.

İftar sonrası arkadaşlar ile her gün değişik bir camiye teravih namazına giderdik. Çıkışta mahallemizdeki bildiğimiz evlere gider topluca bir ağızdan Küpecik der, aldığımız sarı yirmi beşlikler ile pastanenin yolunu tutardık…

Büyüklerimiz gece sahur vaktine kadar Yeni Mahalle’de, Pekmez Pazarı’nda, Saman Pazarı’nda, Dönenler mMeydanı’nda, Ali Pasa Camii, Yeşil Camii civarında yerlere serili hasırlara oturarak muhabbet ederlerdi…
Evet,  o günlerden bu günlere çok şeyler değişti. Başta değer yargılarımız değişti. Dostluk samimiyet kalmadı. Kısaca kişisel çıkarlar, yaşamın her alanında ön plana çıktı.
Yazar: Kazım Sayın

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.